Tibet'in Gençlik Pınarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tibet'in Gençlik Pınarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2013 Cuma

Kolay Lame Diyeti!!!! (1/2 Tibet+ 1/2 Dukan amca:))

Lame sizlere Lame diyetini iftiharla sunmaktan gurur duyar..:)
Bugünleride görmek nasipmiş, tamamiyle kendi uydurduğum ve kendimde işe yarayan diyetten ziyade nacizane önerilerimi içeren bir yazı okuyacaksınız....
Sıkı durun kızlar!!!
Ben kilo ile ilgili yaşamım boyunca pek sorun yaşamayanlardanım aslında, yani 20’li yaşlarımda istediğim gibi yerdim, ama kilo almazdım..
Ama yaş 30’u geçince özellikle farkettiğim birşey kendimi tatlıdan kızartmadan sakınsamda ,ne kadar dikkat etsemde kilo almaya yatkınlığımın başlaması....Birde anneciğimden geçme bir göbek problemi var tüm ailede,(öyleki atıyorum 50 kg alsamda bacaklarımın ince kalacağından göbeğimin zortlayacağından eminim, nasıl bir açgözlü göbekse sağdan soldan her taraftan şuursuzca çalan, iktidarını elinden kaybetmeyen tüm vücuda ahkam kesen bir göbekL(( Talihsiz çıta bacaklarım ise oy almayan CHP belediyeli bölgeler gibi, iktidar göbek oraya kaynaklarını göndermez, oradaki bölgeye dışlanmış muamelesi yapar, ama çıta bacak kararlı yenilmeyecek iktidara...zengin totaliter göbek bölgesinin ise tuzu kuru, tüm kaynaklar ilk oraya gitmekte, zenginleştikçe zenginleşmekte:))
 Annemi ara ara “hep senin yüzünden göbeğimiz çıkıyor, senin genlerin yüzünden bak hepimiz göbekli olduk, çekeceğiz ömür boyu” diye ne kadar suçlasamda boş, kadının genlerini değiştirecek halim yok ya, çekeceğiz bu durumu işte:)
Sporsal faaliyetlere gelirsek, göbeğin tek çözümü mekikten nefret ettiğimi özellikle belirtmek istiyorum, plates daha dayanılır, bir zamanlar çok yaptım, ama bu aralar plates kursuna git,gel duş al vs ne gücüm ne enerjim var...Tembel bir balık burcu olarak en sevdiğim şey yemek sonrası  tv karşısında devrilmek, dik vaziyette oturmak bile bana külfet olarak geliyor:( iş sonrası yorgunluğu tüm üzerime siniyor...kalan tek sporum yazdan yaza yüzme aktivitesi...
Ve yaz sonrası bir baktım ben kilo almaktayımL ve bu kilo alma işi öyle sinsi bir şeyki siz farketmeden mideniz sinsice büyüyor, biranda kilo alıyorsunuz...Ben yaza ince girip kasmalarım sonucu tatillere fit çıktım ama sağolsun annemin yazlıkta yaptığı birbirinden güzel yemeklerle nede olsa ben evimde asla böyle meşakatli yemek yapmıyorum bulmuşkken bol bol yiyeyim psikolojisiyle yedimde yedim..:( ve sağolsun annemin hazırladığı zemin beni bugünlere getirdi...Midem büyüdü galiba, daha fazla yemeye başladım...ve 54-55 normal kilomdan sapıp 58.5 lara kadar geldim...Neyseki henüz terazide hiç 59 yada 60’ı görmedim, artık o piskolojiyi kaldıracağımı sanmıyorum büyük konuşmayayımda...
Aslında ilk telaşım giydiklerimin yakışmamasıyla başladı, alışverişe çıkarsınız yeni sezon birşeler bakarsınız ve birden en beğendiğiniz modelin size hiç ama hiç yakışmadığını görürsünüz ve inatla hiçbirşey almadan çıkarsınız..:( Kış başından beri bişi almadım, inatla sevdiğim küçük kıyafetleri birilerine vermedimL 40 beden satın almaktansa pijamalarımı giymeyi tercih ederim daha iyiL((
Neyse çok uzatmayayım, nasıl bu işin içinden çıkabilirim diye düşünürken aklıma geçmişte yaptığım Dukan diyeti geldi, evet işe yarıyordu ama son zamanları biraz tırsmıştım...Diyet yazılarıma şurdan , şuradan ve çekincelerimede şuradannn  bakabilirsiniz...Çekincelerim olduğu için diyet hakkımı ancak ilerde çocuğum olurda hamilelik sonrası inatçı kilolarım kalırsa kullanmayı düşünüyorum...Çünkü tam bir Dukan uygulamak tüm hayat tarzınızı değiştirmek demek...Ama şunuda eklemek istiyorum bizim iş yerinde obez bir arkadaş vardı güzel ama kilolu bir kızdı, çok bilinçli bir şekilde Dukan a başladı, oda benim gibi kitaba harfi harfiyen uyarak yaptı, gerçi ben erkenden caydım, o ise vermesi gerek çok kilosu olduğu için sabırla bunu hayat tarzı haline getirdi...Şuan onu görenler inanmakta güçlük çekiyor, güzeller güzeli bir hatun oldu, ne giyse yakışıyor sanırım en son 40 bedene düşmüştü...Ve en son onu süper yakışmış deri pantolonla görünce vayyyy dedim iş bitmiştir...Gözlerimle gördüm ve kısacık zamanda kendi verdiğim kilolardanda biliyorumki DUKAN İŞE YARIYOR arkadaşlar...
Gelelim Lame Diyetine...
Şimdiye kadarki diyet tecrübelerimle (artık tv larda gezetelerde bas bas neyin faydalı neyin kilo yaptığı söyleniyor, en kör cahil insanlar bile bu konuda bilinçlendi) zaten neyin zararlıi neyin yenmemesi gerektiğini hepimiz biliyoruz...Ben birde diyetisyen olayına çok inanmıyorum, çevremde ne kadar diyetisyene gidipte elinde diyetisyen listesi olan arkadaşım varsa bir noktadan sonra çuvalladı, ne o öyle şu şu kadar kalori bu bilmem kaç kalori vs o listelere uyma çabaları vs...kesinlikle bana göre değil...(tabi kimsede işe yaramaz demiyorum, disiplinli olupta faydasını görenler vardır mutlaka)
Evet çok gizli paha biçilmez formülümü veriyorum!!!!!!!!!
Lame diyeti= ½ Dukan +1/2 Tibet
Evet gizli formülüm bu arkadaşlar, tamamen kendi mantığımla çok güvendiğim Tibet egzersizlerine başladım...Tibeti sporu hiç sevmeyenler bile yapabilir, başlarda 5 dk, 21 e ulaştığınızda max 15 dk sürüyor...Ve yaptıkça daha kolay yapıyorsunuz hareketleri...Faydası saymakla bitmez, sadece incelmekten ziyade gençleşmeyi vaadediyor, hatta duygu durumunu bile değiştiriyor, inanın çok daha pozitif, ve zorluklara karşı  dirençli oluyorsunuz...Basit 5 yoga hareketinden oluşuyor, ve vücudun çakralarını dengeye oturtma (eşit hızda çalıştırma) mantığına dayanıyor....Tibet'in faydaları cidden saymakla bitmez,tüm ayrıntıları şuradaki yazımdan okuyabilirsiniz...
Tibetle beraber yarım Dukan olayına geçtim....Dukan gerçekleştirmesi çok meşakatli ve tam olarak yapılmadığında (yürüyüş ve yeterli su içmeyi yerine getiremezseniz) riskleri olduğundan kısmen yapılabilir diye düşündüm...
Dukan’ın işe en çok yarayan evresi Atak evresi idi ve kitapta diyet sonrası inceliğinizi korumak için ömür boyu haftada 1 gün Atak yapın diyordu...Birde benim en sevdiğim detay yulaf kepeği idi, yulaf kepeği yediğim zaman tokluk hissediyordum ve açlığımı bastırıyordum...Hemde zararlı birşey değil en basitinden lif alıyorsunuz sadece...
Tüm bunları kafamda birleştirerek kısmen Dukan yapmaya karar verdim, yani haftada seçtiğim 1 gün atak evresi+ tüm günlerde yulaf kepeğine devam... (ben iş yerimde et çıkan htf içi bir günü seçiyorum çünkü hft sonu uygulaması çok zor, alkol yok,tatlı yok,salata yok, yokta yok:((( hft içi atağa geçtiğim gün (komik oluyor böyle söyleyince:)) akşama kendimi oruçlu psikolojisine sokuyorum ve erkenden yatmaya çalışıyorum, yapması cidden zor olmuyor...Bunu bir yerde okumuştum, şu imrendiğimiz Victoria secret güzellerinden biri her defile öncesi, yada önemli günler öncesi vücudundaki ödem gitsin diye karbonhidratı kesip sadece proteinle beslendiğini söylüyordu röportajda...Düşünün onlar bile ipincecik halleriyle bunu yapıyorlar, biz pekala yapabiliriz! 
Yani haftada 1 gün sadece protein kaynaklı besleniyorum, sürekli olmak kaydıyla ise günde 2 çorba kaşığı yulaf kepeğini yoğurduma katıp yiyorum..(öğle ve akşam yemeğinde 1 kase yoğurda 1 çorba kaşığı yulaf kepeği)
Formül bu kadar kolay!!!!!!! Şuan metabolizmam hızlandı, 1 haftada 58.5 tan 57 kg’a düştüm bileJ
Bunların dışında aklıma gelen basit tiyolarım şunlar;
-sabah kahvaltısı mutlaka yapıyorum.
-akşam 8 sonrası dükkanı kapatıp yememeye çalışıyorum.
-çok aşırı acıktıysam kan şekerim düştüyse hemen yemeğe başlamak yerine önce 1 kase yulaf kepekli yoğurdumu yiyorum belirli bir süre sonrası yemeğe yumulmamı engelliyor.
-Çok su içmeye çalışıyorum.

-camım tatlı çekerse yulaf kepekli yoğurduma tarçın ekliyorum, zaten tarçının kan şekerini dengeleme özelliğini herkes biliyordur, şeker hastalarına tavsiye edilen birşey....
-çok acıktığım ara öğünümde Türk kahvesi yada sütlü filtre kahve içiyorum (açlığı öz le sütlü kahve çok güzel bastırıyor) Tabiiiki “No sugar”
-alışverişten soğumak yerine almasam bile sevdiğim şeyleri deniyorum...Yakışmayan her kıyafet diyetinize ekstra bir ciddiyet kazandırıyor...
-giymekten korktuğum, eski dar kıyafetlerimi önceden kilo alma psikolojisiyle giymeyip daha rahat bol kıyafetlerimi giyiyordum, şimdi kendime eziyet çektireceğimi bile bile dar pantolonlarımı zorla kapatıp giyorum, inanın o vaziyette bırakın tatlı yemeyi yemek yemekten bile soğuyorsunuzJ
-ekmek yememeye çalışıyorum, yulaf kepeği öğle ve akşam yetiyor zaten
-bir yemekte dayanamayıp tatlı yediysem öbür günler çok daha az yiyorum.
-tartılmaktan kaçmaktan ziyade her gün ama her gün ısrarla baskülün üstüne çıkıyorum.(acı gerçeklerle yüzleşme)
-yemekte tek çorba varsa (ben yemek yapmayı sevmediğimden olabiliyor bazenJ) sadece onu yiyip yoğurt yerim, çorba+sebze yada et varsa sadece sebze yada et yerim...Yulaf kepeği yemeyecekseniz 1 kase çorba 1 dilim ekmek yerine geçiyor (diyetisyene giden arkadaşlarımdan öğrenmiştim) ya ekmeğinizi yiyin yada paşa paşa çorbanızı için...

Daha bu maddeleri çok uzatabilirim ama zaten hepinizin bildiği şeyler...Zaten zayıflamayı başarmak için başlangıçta azıcık zayıflamaya inanç geliyor...Dukan ve Tibet mucizesi size başta çok zorlanmadan azar azar da olsa kilo vereceğinize inandıracağı için yani baskülde yarım kilo,yarım kilo vereceğinizi gözlerinizle görünce psikolojik olarak güçlenip devam ediyorsunuz...Zaten herşey kafada bitiyor....
Ama ben kendimi çokta kasmıyorum, hafta sonu uzun uzun kahvaltılarımıda ediyorum,bazen bal vs yiyebiliyorum...Ama inanın insanda o kararlılık oluştuğu zaman birkaç lokma sonrası bal yada tatlı şeylere devam edemiyor, zevkinize yenilmeyin, ben bir kaç lokma alıp nefsimi tatmin edince elime çayımı alıp masadan kalkıp köşeme çekilmekten daha çok zevk alıyorum....Bol bol güzel bitki çayları için, arkadaşlarınızı çağırın kahve için, bol muhabbet az yemek...Bunlarla daha mutlu olabilirsiniz...
Bugün Cuma haydi yeni karar alma zamanı!!! Kendinize inanın ve “peheyyyyy bende yenis sezon kıyafetlerle salına salına gezebilirim, bende incecik göbeksiz olabilirim Victoria bebekleride neymiş, açılın ben geliyorum:) deyin!
Ve Pazartesi değil bugün başlayın, zaten bu diğer korkutucu diyetler gibi değil, sadece birkaç taktik, birkaç şeyi farklı yapmaya dayanıyor...Zaten pek yoksunluk yaşamayacaksınız, askeri kampa girmeyeceksiniz, yine hayattan zevk alacaksınız...Onun için gerçekten istiyorsanız yapın ve benle gidişatı paylaşın, işe yararsa bende çok mutlu olacağım...Yaşasın zayıflık kardeşliği!!!! J
LAME
Önemli Not: Eğer su içemeyen yapınız varsa asla Dukan Atak günü yapmayın, sağlığınızdan olursunuz....Sadece Tibet yapın azcık yediğinize dikkat edin, azar azarda olsa farkedecek eminim....

5 Temmuz 2011 Salı

Tibet'in Gençlik Pınarı


Sizlere beni çok etkileyen bir kitaptan bahsedeceğim bugün. Tibet'in Gençlik Pınarı. Bu kitabı bir arkadaştan duyup aldım ve şuan kendimi o arkadaşa çok şey borçluymuş gibi hissediyorum.
Ofiste sürekli aynı pozisyonlarda beliniz kambur vaziyettemi oturuyorsunuz? Bel ağrılarınız gitgide artmayamı başladı?Kendinizi sürekli yorgun hissetmeyemi başladınız? Evinizde tv izlerken dik bir şekilde oturamayıp yarı yatar vaziyettemi oturuyorsunuz? vs vs vs
Bende bu saydıklarımın hepsi mevcuttu, zaten spor yapmayı seven birisi değilim, tembel bir balık olarak hiç sağlığımın kıymetini bilemedim bu yaşıma kadar. Ama artık ağrılarım bana sinyaller yollamaya başlayınca yıllar evvel  doktora gittim, belim öyle çok ağrıyorduki kendi kendime dedimki "amanınnnn Lame geldik yolun sonuna fıtık çıkacak sende bel fıtığııııııı!!!!!":) Ve doktor bana yaşımı sorup"daha çok gençsin ama hareketsizlikten kas erimesi başlamış, bel kasların güçsüzleştiği için ağrı çekiyorsun neden spor yapmıyorsun?" dediğinde verecek cevap bulamamıştım. Herneyse uzatmayayım çok vahim durumda dr a gittiğim için beni 1 aylık fizik tedaviye aldılar!!!! Orada yaşlılarla beraber fizik tedaviye gidince aklım başıma geldi. Kendime kızdım, bu yaşta kendimi nasıl bu hale getirdiğime çok kızdımmmmm!!!!
Daha sonra bu kitap karşıma çıktı, kitabın konusu kısaca şöyle; 2 arkadaş var biri baya yaşlı ve Hindistan'a gidip Gençlik Pınarı'nı bulmak istiyor (çok klasik geldi değilmi?:)), diğeri onun çok yaşlı olmasından dolayı gitmemesini istiyor, ya gidipte dönemezse diye endişeleniyor. Biri albay'dı sanırım. Neyse yaşlı amcamız Hindistan'a gidiyor 1 yıl orda ayinlere katılıyor. Gittiği bölgede dünyayla ilişkileri olmayan azınlık bir grup olan Lama'lar yaşamakta ve her gün belli başlı ayin hareketleri yapmaktalar. Bizim amca normalde belini doğrultmayı beceremezken gitgide iyileşip sağlık kazanıyor ve Amerika'ya döndüğünde arkadaşı onu tanıyamıyor, karşısında 10 yaş genç duran birini görüyor!! Kitabın ilk sayfalarını hep şüpheyle okudum, bu sayfalarda "bu hareketleri yaptım beyaz saçlarım siyaha döndü", yok efendim "şu hastalığım kayboldu" gibisinden hareketleri yapan insanların yorumları var. Ama okudukça inanmaya başladım.Kitapta her insanda 7 çakra bulunduğu ve bu çakraların bebek ve çocuklarda çok hızlı ve eşit hızla dönerken stresli insanlarda yada yaşlılarda zamanla çakraların birbiri arasında uyumsuzluk başgösterdiğini ve bir çakra hızlı dönerken bir çakranın yavaş dönebildiğini açıklamış.Ve çakraları dengesiz olan insanların bağışıklığı düşüp her tip hastalığa yakalanabileceğini anlatmış. Kitapta 5 ayin var fakat onların dinsel yaptığı ayin diye adlandırdıkları aslında yoga'nın özeti ve en güzel/etkili 5 hareketi. Bu hareketler bu bahsettiğim çakraların aynı hızda ve uyumlu bir şekilde dönmesine yardımcı oluyorlarmış.Yapması hiçte zor değil, sadece istikrar isteyen birşey. Ben ilk hareketleri yapmaya başladığımda kendime inanamadım, 1.gün yaptım ve gece yatağa yatamadım, nasıl bir enerji geldiyse içimde zıp zıp zıplama isteği falan oldu:)))Nasıl bir mutluluk geldi anlatamam, en komiği yatakta bir sağa bir sola dönmem, enerji fışkırmasından uyuyamamamdı:))))Gün geçtikçe duruşum dikleşti, stresli ruh halimde düzelmeler oldu, en önemlisi bel ağrım tamamen kayboldu!!! Bu hareketleri düzenli yapanlarda ayrıca (güzelliğine düşkün kızlarrrr bu kısım eminim sizi çokkkk ilgilendirecek!!) cildin sıkılaşması, gençlik kazanma, saçların gürleşmesi gibi durumlar oluyormuş...Ben dediğim gibi düzenli yapmadım böyle bir etkiyi henüz görmedim ama kendi azıcık yaptığım hareketlerle bile gördüğüm etkilerden yola çıkarak böyle sonuçlar ortaya çıkaracağına inanıyorum.
Hareketler topu topu 5 hareket ve günde 3 kereden başlayıp günden güne arttıra arttıra 21'e kadar geliyorsunuz.Sonra hergün 21 kez yapıyorsunuz hareketleri, ben düzenli yapamadığım için hala 10'dayım. Maalesef hergün düzenli yapamıyorum:((( Bunu düzenli yapıpta çok faydasını görenler var. Bu ara gaza geldim hergün yapıyorum, aynı zamanda yaptıkça zayıflıyorsunuz, inceliyorsunuz,sıkılaşıyorsunuz ve deniz mevsimi gelmişken fena gaza geldim bu aralar!!
Yine uzattım istemeden, işte huyum kurusun illa ayrıntısıyla anlatacağım, beni etkileyen, beni sağlıklı yapan, elimde bir mücevhermiş gibi tuttuğum hiçkimselere veremediğim (normalde kitap paylaşımını çok severim) başucu kitabımı sizlerle paylaşmak istedim. Eğer yazdıklarımı okuyup, etkilenip birileri alır ve faydasını görürse gerçekten çok mutlu olacağım.Ailemdeki tüm üyelere, sevdiğim tüm arkadaşlarıma tavsiye ettiğim bu kitabı birde sizlerle paylaşmak istedim:)) Herbirşeyi anlattım ama 6. komik hareketi anlatmadım artık onuda kitabı okuyunca görün, sürpriz olsun size:)), zaten 6. hareketi yapmak şart değil, yapana helal olsun bu arada:)))))
 
Bence kitabı satın almanız daha iyi ama indirmek isteyenler için link .
 
Ayrıca bu Tibet'in Gençlik Pınarı zamanında çok ses getirmiş, uzak doğunun sağlık hayatımıza getirdiği birçok akım gibi Tibet hareketleride akım haline dönmüş ve bu yolda inanıp yapan büyük bir topluluk meydana gelmiş.(Türkiye'dede forumlarda falan yapanların yorumlarını okuyabilirsiniz) Youtube'ta Tibet'in meşhur 5 hareketiyle ilgili çok video var ama ben sizin için hareketleri en yalın basit şekilde yapan alttaki hanım teyzeyi seçtim. Videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz;
 
LAME



 
 

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...