Black Swan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Black Swan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2011 Perşembe

Mila Kunis'in Saç Rengi

Mila Kunis'i çok beğeniyorum, özellikle de saçlarını. Black Swan'da Natalie Portman'ın güzelliği yanında  biraz sönük kalmış olsa da bence çok hoş bir kız. 1983 doğumlu ve  Yahudi asıllı yıldız daha çocukken oyunculuk dersleri almaya başlamış. Uzun yıllar boyunca birçok filmde ve dizide rol aldı fakat bence Black Swan sayesinde asıl ünü yakaladı. Duyduğum kadarıyla en son Justin Timberlake ile "Friends With Benefits" filminin çekimlerinde yakınlaşma yaşamışlar ve bu nedenle Justin ile eski sevgilisi Jessica Biel ayrılmışlar. Justin "SAG" ödül törenlerinde de güzel Mina'yı markaja almış ve ne yazıkki aşkları başlamış...Justin'in eski ilişkilerine bakarsak; Olivia Wilde,Jessica Biel, Britney Spears,Fergie, Janet Jackson, Cameron Diaz, Scarlett Johansson......gönül defteri bir hayli kabarık. Mina ile durum farklı olurmu bilemem...
Neyse Gossip kısmını bırakıp :) sizlere asıl konudan bahsedeyim, Mina'nın saçlarına dikkat ettiniz mi? Ben çok beğeniyorum, biliyorsunuz bu aradar gölge, balyaj modası tamamen bitti artık doğallık ön planda fakat Mina'nın saçında sanırım balyaj var. Ten rengi, göz rengi, balyajı, saç kesimi  nasıl bir uyumdur öyle yaaaaa....Çok profesyönel ellerden çıkma, şunu yapacak yetenekli bir kuaför bulunabilirmi bilemiyorum???Ben hayatımda 1 kez gölge yaptırdım (moda olduğu dönemde) ve kuaföre doğal rengi siyah olan saçlarıma kahverengi gölgeler atmasını söyledim birde baktım saçım sapsarı, birde siyah arası sarıda değil baz rengi açık kahve (karamelimsi kırmızımsı!!) aralar sapsarı:((((((((( Biranda nasıl çirkinleştim, nasıl basit durdu saçlarım anlatamam.:(((  Saçım daha fazla yıpranmasın diye hemen ardından boyatmadım, o ızdırapla sarı çiyan halde gezdim, yeni insanlarla tanışırken sırf görüntüden önyargılı olmasınlar diye hemen saçımı hiç sevmediğimden bahsederdim:))) Aslında yıllar yılı doğallıktan yana olduğumu ufak bir değişiklik yapmak isterken büyük bir hazimete uğradığımı anlatmaya çabalıyordum:((((((En sonunda kısacık kestirip kestaneye boyatıp kurtuldum o kabustan....O günlerimi hatırlamak bile istemiyorum, saç uzadıkça dipten simsiyah çıkanlar ıyyykkkk berbattı resmen!!!!!

 Birde Mina'nın saçına bakın, dipler koyu belli bir uzunluktan sonra balyajlar başlamış.....Mükemmel.....

 Saçları nasılda parlıyor, nasılda sağlıklı!!! Gelde özenme, acaba doğuştan saç kalitesi mi yüksek yoksa bakım ürünleriyle mi böyle oluyor???Anlayamadım gitti bu mevzuyu:((

Lila rengi Oscar ödül töreninde giydiği kıyafete bayılmıştım, fakat açık renk yüz makyajlı halini ben çok beğenmiyorum....Bu kız kesinlikle solaryum güzeli....!



 Yukarıdaki fotolarda da açık tenli halini görebilirsiniz. Gördüğünüz üzere çokta iyi durmuyor. 

Ve işte bronz son bomba haliiii!!!!!!Bronz ten'le muhteşem görünüyor....Saçlarının balyajı asıl bronz teninde çok süper duruyor bence.
Ayrıca eklemeden geçemeyeceğim, Smokey eyes makyaj Mina'nın buğulu gözlerine çok yakışıyor...


Sizcede saçları çok güzel değil mi?Hem çok doğal hemde balyajlar resmen ışık oyunu yapıyor, parlama yapıyor....Belki kışa niyeti bozup saçlarımı bu şekilde boyatabilirim. Tabi bu fotoların hepsinin çıktısını alarak!!!Gerçi şimdiye dek gittiğim kuaförler götürdüğüm fotoya bakıp önce burun kıvırıp "yaparız, birşey yokki bunda" diyip sonra bambaşka bir şey ortaya çıkıncada "bilerek öyle yaptım, o kızın saçı daha açık sende o ton olmazdı ay yok senin tenine bu giderdii vs vs" laf kalabalığı yapıp işin içinden sıyrıldılar:((((


 Şu parlamaya bakın, sanırım ben en çok parlamayı seviyorum, saçlarım boyana boyana parlamasını yitirdiği için bence saçın en kıymetlisi parlayanıdır:(((
Ve maalesef Justin ile başlayan aşkları.... Ne diyelim mutlu olsunlar....
Sizlere bol fotolu bir saç rengi yazısı daha... Saç işi şakaya gelmez vezirde eder rezilde:))))

LAME

28 Mart 2011 Pazartesi

Black Swan-Siyah Kuğu























Eveeeeetttt Blog kapanmasına muhalefet sizlere söz verdiğim gibi Black Swan yazısı yazmak geldi bugün içimden....
Film ilk giriş sahnesiyle sizi alıp götürüyor, önce yavaş yavaş Nina'yı anlamaya çalışıyorsunuz, sonra birden film agresifleşiyor, hızlanıyor ve bir heyecan bir adrenalin son noktayı  seyirciyi feci şekilde sarsarak koyuyor.
Nina çok ama çok hırslı bir balerin, annesi eski bir balerin ve Nina'yı dünyaya getirmek için kariyerinden vazgeçen bir kadın. Nina'nin en büyük hedefi Kuğu Gölü'nde oynamak. Nina herseyiyle o kadar kusursuz, o kadar mükemmel dansediyorki bazen duygularını akışına bırakarak, o esnada hissedip yaşayarak mükemmele ulaşılabileceğini kestiremiyor. Nina bir beyaz kuğu, yani saflığın, güzelliğin, duruluğun beyaz kuğusu..Hayatını kendi koydugu sert kurallarla yaşayan, sürekli bale çalışmaları yapan,cinselliği yaşamayan, peluş oyuncaklarıyla dolu pembe ergen odasında tam bir beyaz kuğu.. O kadar ürkek, o kadar korkuları olan bir beyaz kuğuki dans ederken onun duyduğu heyecanı, nefes alış verişlerini, resmen onun yaşadığı aynı heyecanı sizde  yaşıyorsunuz, aynı şekilde sizde korkuyorsunuz Nina gibi bir çok şeyden onu izlerken...Ama Kuğu Gölü'ndeki rolü için aynı zamanda Siyah Kuğu'yuda canlandırması gerekiyor. Nina o kadar kusursuz olmasına rağmen Siyah Kuğu'yu çok iyi yansıtamıyor, Mila Kunis-Lily karakteri ise aynı bale ekibinde Nina'nin aksine hiç kasmayan, son derece rahat, yanliş yapmaktan hiç korkmayan son derece güçlü bir karakter. Nina onu en büyük rakibi olarak görür, Siyah Kuğu rolünü ona kaptırma korkusu onu gitgide Siyah Kuğu'ya dönüştürür. Nina'nin şizofrenik karakteri filmde ilk metroda yolculuk sahnesinde karşısından gelen kişinin kendi olduğunu görmesiyle seyirciye direkt verilmis olsa bile, Nina'yı başta garipsemeden gayet soft, normal görüyorsunuz fakat filmin gidişatıyla şizofrenik gel gitleri artmaya başlayınca sizde gerçekle gerçek dışı arasında gidip geliyorsunuz. Öyle tuhafki Nina'nın gerçek dışı yaşadıkları bana çok gerçekçi geldi, mesela obsesif olarak tırnaklarıyla omzunu çizmesi, ve aynadan sürekli kontrol etmesi, aynada kendi zihninde normalden çok daha büyük yara görmesi, önemli bir dans provası öncesi sağ ayak parmaklarını yapışık görüp bir anlık korkup pudrayla açıp içinde yaşadığı büyük korkuyla sol ayağını kontrol ederken tüm parmakların zihninde yapışmış olması gibi....
Nina mükemmeli aramaya doğru giderken hocası Thomas'ın ona siyah kuğuyu anlatma isteğiyle baştan çıkarmaya çalışması ve Lily kötü kız karakterinin onu farklı noktalara taşımasıyla Nina  gitgide siyah kuğuya dönüşmeye başlar. Filmin sonundaki sahneyi  gerçekten unutamıyorum,
Nina'nin siyah kuğuya nasıl dönüstüğünü nefeslerinizi tutarak izleyeceksiniz. Resmen  gözlerinde şehvet ,korkusuz, sert, kendine güveni tam, kadın olan Nina... Bir de dans esnasında vücudundan çıkan siyah tüyler, dans boyunca onların büyümesi ve jet hızıyla sert dönüşlerle devleşip en sonunda siyah bir kuğu olarak dansını bitirmesi. O sahneden o kadar çok etkilendimki saf masum Nina'nin tam bir siyah kuğu olmasına yani bunu başarabilmesine çok ama çoook sevindim:)) Ayrıca Nina'nin Siyah kuğu makyajıda benim gibi makyaj meraklıların tam not vereceği güzellikteydi. 
Natalie Portman bu rolüyle Oscar'i gerçekten hakediyor, ve bence film psikolojik gerilim sevenler ve birazda benim gibi sanata ilgi duyanlar için biçilmis kaftan... Iyi seyirler.....:))


LAME

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...