
Başlığı yazınca kendi kendime gülmekten alıkoyamadım Saç boyatma kabusu 4'e gelmişim, mübarek Freddie'nin kabusu gibi, tek fark Elm sokağı yerine kuaförde geçmesi:) Bir kerede kuaför maceram iyi bitse ne olurdu:((((
Offfff offfff öyle dertliyimki dostlar!!!!!!! Yazmam gereken onca konu birikmişken dün yaşadığım yeni bir kuaför macerası neticesinde bunu ilk sıraya almak zorunda kaldım:((( Bir kerede keşke iyi bir kuaför macerası yaşayabilsem nerdeeeeee! Bol fotolu, hazin sonlu maceram üstteki gibi başladı. Her zamanki gibi elimde bir adet fotoyla gittim , gitmez olaydım:( Bu seferki fotodaki İbo'nun meşhur ettiği küçük Azeri kızın büyümüş hali imiş, tesadüf işte tam olarak %100 istediğim saç rengini google gorselde bir tek onda buldum:) Kehanet burda başlıyor bence kız küllü açık kumral boyatmıştır ve fotosuna sephia görsel effect atmışlardır, olur mu ,olur?? Belki böyle bir renk yoktur yeryüzünde, sonuçta onca google taramamda bir tek bu kızda rastlamam saçın yapay olduğunu gösterir (oynanmış foto) diye düşündüm....
Umudun resmi.....Ahh o sırada nede mutluydum, Azeri kızın yanında Çağla Şıkel fotoları da eklemiştim, kuaförede bilmiş bilmiş "Çağla Şıkel inki de hoş örnek olarak getirdim ama sanırım o bal rengi ben bu Azeri kız gibi karamel tonu istiyorum" dedim...Azeri kız kadar başına taş düşsün Lame, çocuk şarkıcı büyümüş çekici kadın olmuş, saçıyla bana adeta meydan okuyor peahhhh, düşme tuzağa Lame yaaaw:(
Kuaför diplerden çıkan siyah saçlarımı görünce uçlardada bakır olduğunu söyleyip "bu saç açıcı kullanmadan böyle olmaz" dedi...Yalnız en üst fotoda saçlarıma bakarsanız uçları açık olduğundan olacağını anlarsınız...Diyorum bu saça sadece dip boya yaparak olmaz mı? Yok diyor adam nuhdiyor peygamber demiyor falan, o sırada yanımda çok hoş ve çekici bir hatun sadece dip boya yaptırıyordu, saçları bal renginde koyu sarı idi, dümdüz ve resmen ipek gibi saçları beline geliyordu, ve ben onu görünce kuaföre "yandaki hanımın dip boyası nasıl oluyor o zaman? bakın uçları boyamıyorsunuz ve açık" diye sordum, kuaför ise o kadının ona bir kez açtırma işlemi yaptırarak istedikleri tonu elde ettiklerini ve sonrası hiç açıcı kullanmadan dip boyası yaptırmaya geldiğini söyledi ve ekledi "sende beni dinle açıcıyla saçını açalım, sonrası sadece dip boyası yaptırarak bu saçı uzun bir süre kullanabilirsin" dedi...Ve beni tam zayıf noktamdan vurdu:(((( Bir anda Azeri kızın fotosunda dalıp gittim ve o saç bende olursa nasılda süper olacağım, salına salına gezeceğim aklıma geldi:)) Vay enayi Lame Azeri kız kadar taş düşsün inşallah saçına!! :( neyse biranda karar verdim ve macera başladı...:(
Sonrası aynı terane kuaför bana İnoa ton katalogunu getirdi, yahu kardeşim bir kuaförde direk şunla şunu karıştıracağım ve senin istediğin saç olacak desin yawwww:( adam bana tonları gösteriyor, ben anlamaya çalışıyorum falan yarım saat işin değerlendirmesini yaptık....O sıralar inanın kalbim güm güm atmaktaydı, sanki tarihi bir hata yapacağımı önceden sezmişim gibi yerimde duramıyordum, paso "ay şu mu olsa bu daha karamel gibi, şunlamı karıştırsanız "falan diyip diyip durdum...Ulen bunları bilsem zaten kuaför olurdum, uyuz kuaför en son 2 tonu seçti.....ve oriali sürdü beklemeye koyulduk, 10 dk duracak dedi ama benim hatırlatmamla 5 dk geç yıkamaya aldı..Yıkama sonrası boyanmadan önceki sarı çiyan halimi alttaki ilk 3 fotoda görebilirsiniz...O halimi görünce tansiyonum düştü, içimden diyorum kendime sakin ol lame, sen alışkın değilsin ama bütün kızlar bu yollardan geçiyor, sapsarı ama üstüne boya gelince süper olacak dayan kuzum" diye kendime habire telkinler verdim...:(Neyse sonrası boyama işlemi yapıldı ve en can alıcı ana gelindi:( saçlarım Allah sizi inandırsın daha ıslakken bile sarı gözüküyordu ben şok oldum!!! "Ama ben bu kadar açık istemedimki falan" cebelleşirken kuaför "kurutalım bir sabredin o kadar açık olmadı" falan gıcık gıcık lafları ağzıma tıktı...Ve kurutma sonrası bildiğiniz yumurta sarısı saçlarla çıktım...İnanın o an kalpten gidiyordum, o kadar sinirlendimki ,sinirle tek kanıtım Azeri kızın fotosunu gösterdim, "bakın bu saç dipleri koyu duruyor karamel ama benimki yumurta sarısı" falan diye kendimi savunmaya çalıştım ama ukala kuaför asla hatasını kabul etmemeye direndi, "yok efendim o saçta açıkmış, gölgede öyle durmuş, ışık oyunuymuş" falan!! zaten bu kuaförler "ışık oyunu" lafını çok severler....her şeye bahaneleridir çünkü....
Ben öyle sinirlendimki öbür gün işe nasıl gideceğimi kara kara düşünmeye başladım, inanın kalpten ölüyordum, paranla rezil olmak buna denir! Ben isyan edince kuaför yarın gelin düzeltelim dedi, alttaki fotolar 1. günden..Sonraki gün hemen tekrar gittim boya için, birden kuaför beni saç yıkama yerine aldı...ben ne olduğunu anlamadan yıkıyor gibi boyalı karışım sürdü...Ben şoktaydım önce yıkadığını sandım, ama sonra kafaya yüksek doz amonyak yiyince acılar içinde çığlığı bastım...Bu ne? siz normal boyamayacak mıydınız? diyince "ikinci gün saçın inoa boyayı kaldırmaz ancak böyle rengini değiştirebilirim bu sulu boya" demez mi?? O kadar sinirlendimki sizlere anlatamam...! Düşünün ben saçlarıma amonyaktan zarar gelmesin diye sadece İnoa boya yapan iyi kuaförler seçmeye çalışırken, her konuda o kadar titiz davranmaya çalışırken adam bastı amonyaklı boyayı! eskidende amonyaklı boya ile saçlarımı çok boyattım onun yakmasını bilirim ama bu sefer saç derimi kezzapla yakıyorlar gibi oldum 5 dk geçince!!! Yani orda onca insan olmasına rağmen dayanamadım bağırmaya başladım, daha doğrusu acıdan anırmak mı desem, inlemek mi?? gozlerimden yaşlar dökülmeye başladı acıdan...Meğer bir gün öncesi açıcı sürmüştü ya, o sırada saç derimi yakmış, amonyaklı boyada üstüne tuz ruhu gibi oldu:((( Birde bu göya isim yamış bir kuafördü, şu boyayı oksidanı tartan kuaför (daha önceki yazımda bahsetmiştim)! Sonrası ben artık dayanamadığım için bağırarak "yıkayın artık" dedim, salak kuaför hala " 5 dk daha dayansan tam istedğin gibi olacak" falan dedi, ben patladım ve bağırmaya başladım" duracak halim yok ne renk çıkarsa çıksın yıkayın" diye....
neyse sonunda yıkadı ve turuncu cırtlak renginden azıcık arınmış hafif pastel bir koyu sarı çıktı...Yani yine karamelle alakası yoktu...
artık ben o sırada saç tonunu düşünecek halde değildim, inanın kafatasıma elimi atamıyordum acıdan...2-3 gün sonrası saç diplerime bir sürü bepanten ampul, evigen ampuller kırıp yağlı maske yaptım epey bekledim saç derimde kabuklanma olmasın diye....düşünün yani ben saç bakımını bırakın kendimce resmen medikal müdahele yaptım:((((
1 gün arayla bu maskeyi tekrarladım ve şuan 1 ay geçti hala saç diplerim eskisi gibi değil, bazı yerlerde hassasiyet devam ediyor...Alttaki resimler yine iyi haliymiş, deniz tatiline çıktım bir baktım cırtlak yumurta sarısı, daha doğrusu çingen sarısı!!!!
birde yüzüm iyice yanınca tam çingen gacılara döndüm, birde dipten çıkan simsiyah saçlar nasıl kötü gözüktü anlatamam...
Bir tane dürüst kuaför bulsam gam yemeyeceğim, şuan saçlarım öyle kötü ki...Parlama sıfırrr, bir ton bakım kremleriyle falan ancak taranabiliyor...Eski koyu renk parlak saçlarıma baktıkça ağlamam geliyor, sanki hepsi resimlerde kaldı, bir daha asla o zamanki gibi sağlıklı saçlarım olamayacak gibi geliyor:( Depresyondayım dostlar çok fena yaaa:(
sizlere son sözüm ; "SAÇINIZI BOYATMADAN ÖNCE 2 KEZ DÜŞÜNÜN" !
LAME







