DIY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DIY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2011 Çarşamba

Saçımı Evde Kendi Başıma Boyamaya Kalkınca....!

İbret verici bir öyküyle karşınızdayım!!!!Saç boyatma olaylarına geç yaşımda başlamış biri olarak ne kadar hevesli olduğumu ve bu renkli dünyaya girmenin mutluluğuyla saç mevzularıyla uğraşmaktan büyük keyf aldığımı biliyorsunuzdur...Kendi doğal saçım siyaha yakın çok koyu kahve ve son 1 yıldır çok radikal bir değişiklik yapmadan kahve tonlarında gidip geliyorum..Saç hikayem şöyle; Yıllar evvel ilk saçımı boyatma girişimimde sapsarı hale gelip yanan saçlarımla yapay görünümlü halde bir müddet yaşamak zorunda kaldıktan sonra  uzun bir süreçte  saçlarımı neredeyse erkek saçı gibi kısacık kestirip yıllarca boyatmadan  kurtarma işlemini başarıyla tamamlayıp kendi doğal koyu ve parlak saçlarıma kavuşunca gene kurtlandım maalesef:((( Bu sefer dedimki saçımda radikal değişiklikler yapmadan kahve tonlarında boyatayım:)))))Deyiş o deyiş son 1 yıl belki daha fazlası türlü türlü kahve tonları denedim.Ve bu iş o kadar zevkli geldiki ne dökülen saçlarım nede uçları püsküle dönen matlaşmış saçlarım beni bu işlerden vazgeçirebildi:)))) Kızkardeşim Pembiş'te saçında bana yakın tonları denemekte ve onla saatlerce saç tonları üzerine sohbet edebilme yeteneğimizi gün be gün geliştirmekteyiz:))))))))Neyse konuyu uzatmayayım bu kahve tonlarını ilk denememde çok iyi olmayan bir kuaföre gitmemden dolayı maalesef bir miktar açıcı kullandı ve saç rengim güzel olmasına karşın çok fena sağlıklarından oldular:(((( Daha sonra Kerastase bakımları falan yaptım biraz daha kendine geldiler derken sürekli boyatmaya başladım, iyi kuaför arayışlarımda sürekli devam ediyordu...En son epey tuzlu bir kuaförümde tam istediğim ton olmasada yakın tonu her gittiğimde elde ediyordum ve Loreal İnoa marka boya kullandığı için inanın boya sonrası bile saçlarım yumuşak oluyordu...Bu boyada amonyak yok ve diğerlerine oranla daha az zarar veriyor. Normal boyalar amonyak ile saç telini açıp boyayı o şekilde işliyor, İnoa boyada ise yağ iletim sistemi ile boya ittirile ittirile saça işlemiş oluyor...Bu bilgileri o kuaförüm verdi artık onun yalancısıyım:)))






















Günlerden bir gün kendime bir mağazadan takı alıyordumki bir satıcı kıza rastladım, çok tatlıydı ve bayağı yardımcı oldu...Saçları beline kadardı ve maşayla "Bihter" dalgası yaptırmıştı..Bir baktım saçları tam istediğim ton..Yukarda solda Keira'nın saçı benim hayalimdeki ton ve kızın saçı aynen bu renkti, belki azcık daha karamelimsi hali, yani daha canlı gözüküyordu....Kızın saçlarından gözlerimi alamıyordum konuşurken:)))))En sonunda dayanamadım sordum, "hayalimdeki saç tonu nerede boyattırdın kuaför ismi verebilir misin?" diye kızda "inanırmısınız bu tonu kuaför kuaför dolaştım elde edemedim kendim boyayarak elde ettim sizde alın boyayın Koleston ay ışığı kahvesi" demezmi....Ben birden dünyayı kurtaracak iksirin formulünü bulmuş gibi hemen not aldım boyayı, ve gittim saçım uzun diye 2 kutu yukarda resimdeki boyadan aldım..
Kolayı gitti kaldı işin en zor kısmı....! İYİDE BU SAÇ NASIL BOYANACAK???? :)))) İş yerimden bir sürü kıza sordum derken saçını sürekli boyayan bir arkadaş (benden tek farkı saçları küt kesim kısa yani) "yumurta sürme fırçası al, bir tarakla ayıra ayıra önce ön kısımların diplerini boya,sonra arkadaki saçları öne getire getire onların dibini bıya sonra geri kalan boyayı tüm saça yedir kolay bişi merak etme" dedi...Hemen cesaret edemedim, evde kutulara bakıp bakıp korkuyordum ne yapacağım? nasıl olacak bu iş????:)))) Sonra bir hafta sonu tırlattım kafayı, hemen o gün boyayacağım lamıcimi yok,ne olursa olsun o gün bu tehlikeli iş tamamlanacak!!!!Korkuyla beraber aşırı istekte duyuyordum...!:)))) Kardeşim pembişe acilen bana yumurta fırçası almasını söyledim, sağolsun gitmiş en kalitelisinden kossskooocaaa boyutta  fırça almış!!!!:))))Boya için daha narin, küçük boy fırça almak gerekiyordu ama olsun dedim ya bekleyecek sabrım kalmamıştı...:))))Sonra girdim banyoya önleri ayıra ayıra düzenli bir şekilde boyadım, içimdende diyorum "aaaaa ne varmış bu işte kuaförler basit bir iş yapıyorlarmış "diye..Sonra sıra geldi arkalara, ...derken arkadan önlere tutamları alırken önde daha önce boyadığım tutamlar yüzüme yapışmasın mı????dedim ayvayı yedimmmm!!!!Bir taraftanda panikle sağa sola elimdeki eldivenle çarpıp boyayı heryere bulaştırmaya başadım..Damla damla her yer Ayışığı kahvesine dönmeye başladı:))))Sanki tüm kuaförler yukarda bir yerlerde birlik olup birleşmişşş bana bağırıyorlardı "muhahahaaaa al sana ay ışığı kahvesiiiiii bize boyatma gör gününnnnnüüüü böyleeeee!!!!Başlarım ayışığınada kahvesinede dedim sonra bir anda yüzümden boyanın çıkmayacağı ve yüzümde kına yakılmış gibi o halde iş yerine gitmek zorunda kalacağım düşüncesi aklıma gelince kalpten ölüyordum!!!!Anında havlu kağıtla yüzümü sildim. Bu arada daha ilk şişe bitmemişti:)))Diğer şişeyi önceden hazırlamıştım:))Saçım uzun ya 2 şişeyle boyayacağım...Sonra dedim bu iş olmayacak şampuan gibi boya o zaman...Aldım şişeyi avucuma bolca döküp döküp kafama şaplak şaplak yapıştırdım, herbir yeri şampuan yapıyor gibi sürdüm sürdüm....Nasılda bereketliymiş sür sür bitmiyor melet...! Bende inat illa şişenin dibinde damla kalmayana kadar kastım..Sonra beklerken normalde 30 dk beklemek gerekiyormuş neyseki internetten araştırmıştım ,kadınlar genelde Koleston un çok koyu boyadığını daha az beklemek gerektiğini söylemişler bende 20 dk bekledim...Ona rağmen koyu oldu.....





Dadadadadammmm işte sonuç!!!!!En üstteki resmindende anlayacağınız üzere homojen bir boya yapamamışım, istemeden üst kısımlar açık oldu...Renk desen hayalimdekiyle alakası olmayan kızılımsı birşey çıktı.Üstelik bu fotolar birkaç yıkama sonrası.Başta sadece 20 dk bekletmeme rağmen bayağı koyu oldu, neyseki sonrasında biraz açıldı...Ayrıca bu boyada saçlarım bariz sertleşti, saçlarımı açabilmek için aşırı saç kremi/maskesi kullanmak zorunda kalıyorum...:((((



Birde üstüne üstlük bunlarda yetmemiş gibi aklıma bir şark kurnazlığı geldi:((( Daha önce bir kuaförüm "saçlar köklerinden beslenir uçlarından nefes alır, o yüzden her boyattığında uçlarından azıcık aldırki nefes alsın"demişti bende o günden beri ne zaman saçımı boyatsam azcık ucundan kestiriyordum...Ama Azcık:))) Bu sefer evde boyadığım için kesimi kendim yapamazdım:))))Eeeee bu boyanan saçlar nasıl nefes alacak o zamannnnnn!!!!!Hemen plan yaptım; İş yerimde en son bir arkadaşın haber vermesiyle bir kuaför keşfetmiştik...Öyleki iş yerim şehir dışı ücra bir yerde olduğundan bu kuaföre bir telefonla haber verdiğimizde arabayla gelip bizi kuaföre götürüyorlar sonrası geri iş yerimize bırakıyorlardı...Süper bir uygulamaydı bizler için...Medeniyet olmayan sadece sanayi olan bu bölgede çalışan bayanlara yönelik bu uygulamaya balıklama atlamıştık hatta bir ara her cuma föne gitmeye başlamıştık:))))Konuyu uzattım kısacası aklıma dahiyane bir fikir olarak saçımı evde boyama rezaletinden sonra saçlarım nefes alsın diye:))) hemen 1 gün sonrası mesai günümde bu kuaföre gitme düşüncesi geldi...Arkadaşları ikna ettim ,tel açıp araba istedik neyse gittim utana sıkıla kesim ve fön dedimki kuaför bir iki saçımı kurcalamayla "sen bu saçı çok beceriksiz birine boyattın heralde" dedi...Oysaki ben bu gerçeği  kuaför amcaya ölene dek söylemeyecektim!!!!"Ben boyadım maalesef" dedim. Meğersem saçlarımın arka kısımları hiç boyanmamış hatta ordaki beyazlarım olduğu gibi ortadaymış....Öyle bir vahim tablo anlattıki ,saçlarımın arka taraflarında o kadar çok beyaz olduğunu bile bilmiyordum:(((( Arkadaşlarım o ara devreye girip o kadar abartılacak birşey olmadığını söyledilerde içim biraz ferahladı...Birde kuaför"önleri balyajlamayı nasıl başardın" demez mi? "tamamen kaza eseri kuaför bey amca kazaaaaaaaa!!! diyecektim:)))) Birde kuaföre 2 kutu boya kullandığımı söyleyince " Usta vardır azcık boyayı saça yedire yedire 10 numara boyar birde senin gibi çaylak vardır 1 kg boyayla bile beyazları bırakır"demez mi!!!!Üstüne üstlük saçımı ucundan alacağına ben kahkülde istediğim için göya önle arkayı uyumlu yapma yolunda bayağı bir kesti....:((Katlı saçı severimde bu katlara bir anlam veremedim:((( Ben katların daha aşağıda uçlarda olduğu  az katlı saçları seviyordum, kuşa çevirdi kafamı resmen!!!Onca ay uzatmaya çalıştığım saçımamı yanayım, rengarenk boyanmış beyazların cirit attığı nonhomojen "fake" balyajlı saçlarımamı yanayım, banyodaki boyaları çıkartacağım diye harcadığım efora mı yanayım bilemedim...!
Siz siz olun evde boyayacaksanız 2 kere daha düşünün.!Kuaförlerin boya için aldıkları para tamamen helalmişşşşş!!!!! Ben bunu geçte olsa çok iyi anladım:)))Bir daha evde saç boyamak mı tövbeeeeeeeeeeeeeeeee!

LAME

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...